PAYLAŞ
UEFA Avrupa Ligi Kupası Sevilla'nın !
Sevilla-2
Maçın adamı Coke takımı Sevilla’ya UEFA Kupası’nı kazandırdı

Her sezonlarının sonuna yaklaşıldığında, lig, yerel kupa, süper kupa, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonlarının belirginleşmeye başlaması herkeste büyük heyecan uyandırmıştır. Büyük mücadelelere de ev sahipliği yapan final maçlarında ise kimin şampiyonluk kupasını kaldıracağı öylesine belirsizdir ki, iki takımında finale çıktığı maraton göz önünde bulundurulduğunda şampiyonluğu ve kupayı ikisi de hak ediyordur. Ancak kupayı kimin alacağı maç başladıktan sonra tahmin edilebilir duruma gelir. Tıpkı dünkü maçta Sevilla’nın kupayı alıp alamayacağının maç bitene kadar belirsiz olması gibi.

18 Mayıs 2016 tarihinde, İsviçre’nin Basel takımının evi olan St. Jakob-Park Stadyumu’nda, heyecanı yüksek ve kimin kupayı kaldıracağı belirsiz bir final maçına şahit olduk. UEFA Avrupa Ligi Finali’nde karşı karşıya gelen Liverpool ve Sevilla mücadelesinde, ikinci yarıya 1-0 geride giren Sevilla maçı 3-1’e getirerek kupayı bu sene de müzesine götürmeyi başardı. Aslında bu maçın sonunda konuşulması ve üzerinde durulması gereken bir nokta daha vardı diyebiliriz. Bu seneyle beraber 5. UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğuna ulaşan Sevilla’nın, Avrupa’nın ikinci büyük kupasına üst üste 3. kez ulaşması da dikkatleri çeken başka bir konu olarak karşımıza çıktı. Sizler için Endülüs ekiplerinden Sevilla takımı üzerine bir inceleme ve analiz yaptık. İşte İspanya’nın Sevilla takımı ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğu!

 

Tarihten bugüne Sevilla

1905 yılında kurulmuş olan kırmızı-beyazlı ekip İspanya’nın önde gelen kulüpleri arasında yer alıyor. Başkanı Jose Mario del Nido olan başarılı ekibin başında ise Unai Emery bulunmaktadır. Sevillistas ve Rojblancas lakaplarıyla tanınan Endülüs takımı, La Liga’nın köklü kulüplerinden biri olmasıyla da ün salmıştır. Sevilla şehrini temsil eden iki büyük kulüpten biri olma özelliğine sahip olan takım, maçlarını 45.000 kişilik seyirci kapasitesine sahip olan Ramon Sanchez Pizjuan Stadyumu’nda oynamaktadır. Bu stattan önce Chamartin Stadyumu’nu kullanmış olan Sevilla tarihi boyunca birkaç kez 2. Lige düşmüş; ancak hızlı bir toparlanmayla La Liga’ya geri yükselmiştir.

Geçmişinde, tarihinin en büyük teknik direktörü Juande Ramos ve ondan sonra gelen Manolo Jiménez gibi teknik adamlar bulunan ekibin, birçok başarısı da vardır demek yanlış olmaz. Kulübün tarihinde kazanılmış, 1 La Liga, İspanya’da 5 Copa del Rey ve 1 İspanya Süper Kupa Şampiyonluğu bulunmaktadır. İspanya’da etkinliği olan Endülüs takımının Avrupa’da ise 5 UEFA Avrupa Ligi ve 1 Süper Kupa Şampiyonluğu bulunmaktadır. İspanya başarısıyla eşdeğer olan Avrupa başarısı kuşkusuz tüm futbolseverlerin ilgisini çekmiştir. Peki Sevilla bu Avrupa başarısını nasıl yakaladı.

 

Kadronun Görmezden Gelinemeyecek Kalitesi

Sevilla-8
Kadronun kalitesi kupanın gelişinin önemli etmenlerinden

Endülüs ekibinin İspanya’nın önde gelen takımları arasında olmasını kadrosunun kalitesine ve oturmuşluğuna da borçludur. Evet, belki bir Şampiyonlar Ligi takımı olacak kadar kaliteli bir kadrosu olmayabilir. Ancak UEFA gibi Avrupa’nın ikinci büyük kupası olan ve elemelerde Şampiyonlar Ligi gruplarında 3. olmuş takımların geldiği bir kupada, her rakibini tek tek eleyerek ve finale kadar yükselerek maçın sonunda kupayı kaldıran taraf olmasını da başarı olarak görmeyip bir köşeye atmamız olanaksızdır.

Kadroya şöyle bir göz attığımızda göze çarpan isimlerin mevcut olduğunu görüyoruz. David Soria, Coke, Daniel Carriço, Timothée Kolodziejcak, ,Steven N’Zonzi, Grzegorz Krychowiak, Evgen Konoplyanka, Ever Banega, Vitolo ve Kévin Gameiro gibi genç ve tecrübeli oyuncuların birleşiminden oluşan kadrosuna takım ruhu ve oyununu da katan kırmızı beyazlıların Avrupa arenasında başarısız olması kaçınılmaz gibi görünüyordu. Toplam takım değeri 196,10 milyon Euro olarak belirlenmiş olan kulübün Şampiyonlar Ligi gruplarından elendikten sonra UEFA Avrupa Ligi’nde top koşturmuş olması da, belki bir kupanın daha kendilerine gelmesinin yolunu açmış olabilir demek mümkündür.

 

Unai Emery Tercihlerini UEFA’dan Yana Kullanmayı Seviyor

Sevilla-3
UEFA’dan vazgeçemeyen Unai Emery

Kaptansız bir gemi ne ise, Sevilla için de Unai Emery Etxegoien o demektir. Adeta Sevilla’ya her sene UEFA Avrupa Ligi Kupası’nı kazandırmak için gelmiş olan 1971 doğumlu, tecrübeli teknik adam, Emery 2013-2014 sezonundan bu yana Sevilla’nın başında hiçbir Avrupa Kupası’nı kaçırmıyor. Daha önce 2004 yılında başladığı teknik direktörlük kariyerinde ilk olarak, futbola veda ettiği takım olan İspanyol futbol kulüplerinden, Lorca Deportiva takımını ele almıştı. Daha sonra İspanyol ekiplerinden Almeria, Valencia ve Rus ekiplerinden Spartak Moskova takımlarını çalıştırarak 2013 yılında Endülüs devinin başına geçmişti.

Emery Sevilla’nın başına geldiği günden itibaren La Liga veya İspanya Kupası’nda bir başarı sağlayamamıştı. Aklınıza gelen soru işaretlerini burada duyar gibiyiz. Peki, neden hala takımın başındaydı? Bunun sebebine detaylı bakacak olursak; bu takımın başında La Liga şampiyonluğu bulunmasa da takımı her zaman ilk 5’e konumlandırmayı başarmıştı. Bu sezon ligi 7. bitirmiş olmaları 2016-2017 UEFA Avrupa Ligi müsabakalarında takımı nasıl etkiler bilemiyoruz; ancak Sevilla için Avrupa’nın devlerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Takımın bu mücadelelerdeki üstün performansları ve finalde Şampiyonlar Ligi devlerini devirmesinde kuşkusuz Unai Emery’nin de payı çok büyüktür.

Aslında Emery’nin başarısı, Sevilla takımıyla sadece UEFA Avrupa Ligi’ni almak değildi. Kulüp için üst üste 3 kez bu kupayı almış olması çok daha değerli bir başarıydı. Bu başarıyla birlikte Unai Emery ve öğrencileri bu kupayı 2014 senesinde kaldırdıklarında, bunu bir başlangıç olarak kabul edip arkasından gelen 2 senenin sonunda da aynı kupayı kaldırarak bunun bir tesadüf olmadığını herkese göstermiş oldular. Bu başarı şüphesiz, Emery’nin takımda yarattığı disiplin, futbol anlayışı ve takım ruhu ile ambiyansıydı.

 

Şampiyonlar Ligi’nden Elenerek Başlayan, Şampiyonlukla Biten Serüven

Sevilla-9
Kapanan Şampiyonlar Ligi kapısının ardından açılan UEFA Avrupa Ligi macerası

15 Eylül 2015 tarihinde Şampiyonlar Ligi’nin ilk maçıyla başladı Sevilla’nın Avrupa Şampiyonaları serüveni. Şampiyonlar Ligi maçlarında Almanya’nın Mönchengladbach takımını kendi sahasında 3-0 mağlup eden Sevilla’nın bu iyi başlangıcı çok uzun sürmedi. 2. maçta Juventus deplasmanından 2-0’lık mağlubiyetle sahadan ayrıldılar. Adeta bir mağlubiyet serisi oluşturan Sevilla kendi evinde de İngiltere’nin Manchester City takımına deplasman 2-1, daha sonraki maçta kendi evinde 3-1 kaybetti.

Gruptan çıkma umudunu tamamen yitirmiş olan Endülüs ekibi, UEFA Avrupa Ligi için şansını arttırmayı ve Avrupa macerasını tamamen sonlandırmadan yoluna devam ettirmeyi arzuluyordu. Ancak Mönchengladbach’a deplasmanda 4-2 yenilmesiyle umutlarını da tehlikeye atan Sevilla, kendi evinde Juventus’u 1-0 mağlup etmeyi başararak UEFA Avrupa Ligi elemelerine katılmaya hak kazanmayı zor da olsa başardı.

Takım için UEFA Kupası çanları çalmaya başlıyordu. “2 senedir devam eden geleneği sürdürebilecekler miydi?” sorusu şampiyonanın gündemine düşmeye başlamıştı. 2. Tur ilk maçında Norveç’in Molde takımıyla eşleşen tecrübeli ekip, ilk maçta kendi sahasında Norveç temsilcisini 3-0 mağlup etti. İkinci maçta deplasmanda 1-0 kaybetmesine rağmen tur atlayan Sevilla, 3. turda kupayı kaldıracağı stadyumun sahibi takım Basel ile eşleşti. İlk maçta deplasmanda golsüz beraberlikle sahadan ayrılan Unai Emery ve öğrencileri, kendi evinde 3-0’lık bir skor ile Basel’i devirerek çeyrek finale çıkmayı başardı.

Çeyrek final mücadelesi Sevilla için daha farklı bir deneyim olarak karşısına çıkacaktı. İspanyol ekiplerinden Atletic Bilbao ile eşleşen Sevilla, başka bir İspanya temsilcisini elemek durumunda kalacaktı. İlk maçta deplasmanda 2-1 galip gelen kırmızı beyazlılar, ikinci maçta da kendi evinde 2-1 mağlup olarak seri penaltı atışlarında tur atlamayı başarabildi. Kupaya adım adım yaklaşan Sevilla’nın rakipleri de gitgide zorlaşıyor UEFA Avrupa Ligi, neredeyse Şampiyonlar Ligi mücadelelerine dönüşüyordu. Yarı finalde Ukrayna’nın Shaktar Donetsk takımıyla eşleşen Sevilla ilk maçta deplasmanda 2-2 berabere kaldı ve ikinci maçta ise kendi evinde Ukrayna temsilcisini 3-1 devirerek finale adını yazdırdı. Artık rakibi, Villareal’i iki maçın toplamında 3-1 deviren Liverpool’du.

Final maçının ilk yarısında 2 yıldır süregelen istikrar son buluyor gibi görünse de, ikinci yarının henüz başında Kevin Gameiro ile bulunan gol ve kısa bir süre sonra Coke tarafından gelen galibiyet golü takımı öne geçirmişti. Galibiyet golünden 6 dakika sonra yine Coke tarafından gelen ve farkı ikiye çıkaran gol Sevilla’yı UEFA Avrupa Ligi Kupası’na bir adım daha yaklaştırmıştı. Maçın bitiş düdüğü çaldığında ise kırmızı beyazlı Endülüs devi Sevilla, UEFA Avrupa Ligi Kupası’nı 5. kez kaldırmanın mutluluğunu yaşıyordu. 3 yıl üst üste kazanılmasıyla da ayrı bir değer taşıyan bu kupa yine kendisiyle özdeşleşen Sevilla’nın olmuştu.

 

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.