PAYLAŞ

Hepimizin hayranlıkla bahsettiği, hatta bazen canlı olarak statta maçını izlemek istediği maçlar ve takımlar vardır. Bu takımları barındırması bakımından kalitesiyle kendini ispatlamış ve herkesin en az Türk ligleri kadar takip ettiği liglerden olan La Liga karşımıza çıkıyor.

Mücadelenin en yoğun yaşandığı liglerden olan La Liga’da, kuşkusuz birçok kaliteli takımında yer aldığı da ayrı bir gerçek olarak karşımızdadır. Barcelona, Real Madrid, Atletic Bilbao, Valenci, Sevilla, Villareal ve tabii ki Atletico Madrid gibi takımlar La Liga’ya en çok damgasını vuran ve hatta Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupaları’nda da mücadele eden takımlar olarak dikkat çekiyorlar.

Şüphesiz Barcelona ve Real Madrid’in şampiyonluk yarışları görmeye ve izlemeye değer mücadeleler. Ancak unutulmaması gereken bir diğer takım da Atletico Madrid’dir. Özellikle son dönemlerde yükselişe geçmiş olan ve gerek şampiyonluk mücadelelerine ortak olan, gerek Şampiyonlar Ligi’nde etkili olan Atletico Madrid’in aldığı başarıların arkasında yatan faktörlerden biri de Diego Simeone olduğunu belirtmek gerekir. Sizler için Diego Simeone hakkında bir analiz yaptık ve Diego Simeone öncesi Atletico Madrid ile sonrasındaki Atletico Madrid’i değerlendirdik.

İleride Başına Geçeceği Takımlardan Habersiz Geçen Bir Futbol Kariyeri

Simeone1

28 Nisan 1970 doğumlu olan Diego Pablo Simeone, Arjantin’in Buenos Aires şehrinde dünyaya gelmiştir. Profesyonel futbol kariyerine 1987’de, Arjantin’in Vélez Sársfield takımında defansif orta saha oyuncusu olarak başladı ve burada oynadığı 3 yıl içerisinde 76 lig maçına çıkarak 14 gol kaydetti. Buradan sonra İtalya’nın Pisa takımına transfer olarak 55 lig maçında görev aldı. Ancak Simeone’nin Pisa macerası çok uzun sürmedi ve 2 sene geçirdiği İtalyan ekibinden 1992’de İspanya’nın kaliteli takımlarından Sevilla’ya transfer oldu. Görev aldığı 64 lig maçında 12 gol attı ve oynadığı futbolla dikkatleri üstüne çekerek 1994 yılında, belki ileride başına geleceğini aklına bile getirmediği Atletico Madrid’de top koşturmaya başladı. Burada 3 senede 98 lig maçına çıkarak 21 gol kaydetti.

İspanya serüveni geçici bir süre sonlanan Diego Simeone, 1997 yılında İtalya’nın Inter takımına, oradan da 1999 yılında Lazio takımına transfer oldu. Inter’de 57 lig maçında kaydettiği 11 gol, Lazio’da ise 90 lig maçında kaydettiği 15 gol ve oynadığı güzel futbol ile İtalyanları da kendisine hayran bıraktı. İtalya’daki futbol kariyerini burada sonlandıran Diego Simeone, 2003 yılında Atlético Madrid takımına dönüp burada 2 sene görev aldı. Simeone için futbola veda vakti gelmişti. Ülkesi Arjantin’in 5 büyük kulübünden biri sayılan Racing’e transfer oldu. Racing’de geçirdiği 1 sezonun ve 37 lig maçının ardından 2006 yılında futbolculuk kariyerini sonlandırdı.

Diego Simeone İtalya ve İspanya’da top koşturmuş bir futbolcu oluşunun yanı sıra, Arjantin Milli Takımı’nın da vazgeçilmezlerinden biriydi. 1988-2002 yılları arasında Arjantin formasıyla 106 resmi maça çıkıp 11 gol atarak ve oynadığı göze çarpan futbolla milli takımın vazgeçilmezlerinden biri haline geldi. Diego Simeone için geçirdiği güzel futbolculuk yıllarından sonra teknik direktörlük kariyeri başlamak üzereydi.

Rüyadan Gerçeğe Giden Yolculuk

Simeone2

Futbolu bıraktığı sene, jübilesini yaptığı takımda teknik direktör olarak göreve gelen Simeone, yine kendi ülkesinde Estudiantes, River Plate, San Lorenzo takımlarını çalıştırdı. Kısa bir süre için İtalyan Catania takımının başına getirilen Simeone, aynı yıl Racing’e geri döndü ve buradan da yine aynı yıl içerisinde Atlético Madrid’in başına getirildi. Geçmişte futbolcu olarak ter döktüğü takıma teknik adam olarak gelmek Diego Simeone için tarifi olmayan bir duyguydu. Daha önce başına geçtiği takımlarda çok uzun süre görev almamış olan Simeone’yi uzun ve engellerle dolu bir serüven bekliyordu.

Başarının Anahtar Kelimeleri: Simeone ve Atlético Madrid İkilisi

Simeone3

Diego Simeone kendini Atlético Madrid’e adamak için imzayı attığında geçmişi Real Madrid veya Barcelona kadar başarılarla dolu olmasa da kayda değer başarılarıyla İspanyollar tarafından güçlü ekipler arasında gösteriliyordu. Ancak başarılar Atlético Madrid’de süreklilik olarak görülmüyordu. La Liga şampiyonluğuna 18 yıl, Copa del Rey kupasına 17 yıl, İspanya Süper Kupasına ise 28 yıl ara vermiş bir Atlético Madrid karşılıyordu Simeone’yi.

Diego Simeone’nin elinde kısa veya uzun vadede başarıya götürülebilecek bir takım ve kadrosu vardı. İçerisinde Falcao, Arda Turan, Silvio, Gabi, Thibaut Courtois ve Diego Ribas gibi yıldızları barındıran bu yıldızlar kadrosuna zamanla Emiliano Insúa, Cata Diaz, Cristian Rodriguez, Diego Costa, Raul Garcia, Emre Belözoğlu, David Villa, José Sosa, Leo Baptista, Antoine Griezmann, Mario Mandzukic, Raul Jimenez, Fernando Torres, Jackson Martinez, Filipe Luis, Stefan Savic, Yannick Carrasco ve Luciano Vietto gibi yıldızlar da eklendi. Artık Atlético Madrid, Diego Simeone yönetiminde şampiyonluk ve kupaların en büyük adaylarındandı.

Göreve geldiğinde şampiyonluk ve kupaya hasret bir Atlético Madrid kulübü ve taraftarları kendisine kucak açtı ve güven sağlayarak takımlarının Simeone yönetimindeki gelişimini heyecanla izlemeye başladılar.

Diego Simeone, takımın başına ilk geçtiğinde lig yarışından kopmuş, ancak UEFA’da iddialı bir durumdaydı. 2012 yılında takımıyla ilk başarısını kazanıp UEFA Kupası’nı kazanan usta teknik adam, Atlético Madrid taraftarlarına olumlu sinyaller vermeye başlıyordu. Simeone ve öğrencileri, UEFA Kupası’ndan sonra Süper Kupayı da kazanarak iyice yükselişe geçmişti.

2012-2013 sezonu taraftarlar açısından UEFA Kupası’nı almanın heyecanı ve bir yandan da La Liga’yı kazanma umuduyla geçti. Yeni sezonda Atlético Madrid kupayı kazanamamış olsa da, umut veren futbol ve ligi 3. Bitirip Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkı kazanmasıyla taraftarlarının içindeki umudu arttırıyordu. Sezon sonunda kazanılan İspanya Kral Kupası da taraftarlar ve yönetim için güzel bir teselli niteliğindeydi.

Adeta bir imparatorluk gibi yükselişe geçen Atlético Madrid için zafer vakti gelmişti. 2013-2014 sezonunda oynanan güzel futbol ve yüksek performans, ligin kaliteli ekiplerinden Barcelona ve Real Madrid’i 3 puan geride bırakarak La Liga şampiyonluğunu kazanmalarını sağladı. Artık taraftarlar takımlarından umutlu olmak yerine emin olmayı tercih ediyordu. Ancak La Liga Şampiyonluğu Atlético Madrid taraftarları ve yönetimi için büyük de olsa bir teselli olmaktan öteye geçemedi; çünkü Şampiyonlar Ligi finaline yükselen takım Real Madrid ile yapılan mücadeleyi kaybetmiş ve ikinciliğe razı olmuştu.

Aslında La Liga Şampiyonluğu, Atlético Madrid açısından yıllarca beklenen bir başarı olsa da, Simeone ve öğrencileri bu başarıyı Şampiyonlar Ligi Kupası’yla taçlandırmak ve Madrid’i zafer sarhoşu haline getirmek istiyordu. Aynı yıl kazanılan İspanya Süper Kupası ise taraftarlara yavaş yavaş Şampiyonlar Ligi finalini unutturmaya başlamıştı. Atlético Madrid artık İspanya’nın korkulan ekiplerinden biriydi.

Diego Simeone ve Atlético Madrid artık ayrılmaz bir bütün haline gelmişti, taraftarlar Simeone’yi göklere çıkarmaya devam ediyordu. Başarılar ve kupalarla taraftarın gönlünde taht kurmuş olan Diego Simeone’yi ikincilikler ve üçüncülükler artık tahtından edemezdi. Nitekim takım 2014-2015 yılında takım 16 puan farkla şampiyonluğu kaçırmış ve üçüncülüğe razı olmuştu. Ancak Simeone için istifa vakti değildi.

Taraftar ve yönetimin sahip çıktığı Diego Simeone takımı tekrar başarıya götürmeye kararlıydı. Baş koyduğu bu yolda emin adımlarla ilerleyen Simeone ve öğrencileri 2015-2016 sezonunda Barcelona takımıyla aynı puanı paylaşarak şampiyonluğun en büyük takipçisi olarak La Liga’ya devam ediyor.

Diego Simeone ve Atlético Madrid’i birbirinden ayırarak incelemek hem kulübe hem de Simeone’ye haksızlık olur diyebiliriz. Tüm bu başarıların ışığında geçen 5 senenin Atlético Madrid’e ve usta teknik adam Simeone’yi birçok değer ve tecrübe kazandırdığı kuşkusuz bir gerçektir. Takımıyla özdeşleşmiş teknik adamların dünya futbolunda ne kadar başarılı olduğunu başka örneklerde gördüğümüz gibi Atlético Madrid için de görmekteyiz. Manchester United için Sir Alex Ferguson ne ise Atlético Madrid için Diego Simeone de odur ve eminiz ki iki tarafın da dünya futboluna çok şey katacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.